Emlak vergisine itiraz davası için yarın son gün!

0
15

Emlak vergisinden elde edilen kazanç belediyelerin en önemli gelirlerinden. Ayrıcagayrimenkul sahibi vatandaşların ve şirketlerin her sene ödediği bir servet vergisi olduğundan oldukça yaygın ve önem arz eden bir vergi.

Emlak vergisi, arazi ve bina vergisi olmak üzere iki çeşit olup temel düzenlemeler 1970’ten beri yürürlükte olan 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nda gerçekleştirildi. Kanunun mevcut halinde emlak vergisi, araziler için Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 49 ile 72-76. maddelerinde düzenlenen takdir komisyonları tarafından 4 senede bir belirlenen değerler, binalar için ise söz konusu takdir komisyonunca belirlenen değerlere ek olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen bina metrekare inşaat maliyetleri esas alınarak ilgili belediyeler tarafından tahakkuk ettiriliyor.

Takdir komisyonu tarafından belirlenen arazi ve arsa değerleri her sene yeniden değerleme oranının yarısı oranında yükseltiliyor. Takdir komisyonları tarafından arsa ve arazilerle ilgili olarak takdir edilen değerler tarh ve tahakkuk işlemlerinin gerçekleştirileceği sürenin başlangıcından en az 6 ay önce, arsalara ait olanlar takdirin ilgili olduğu il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile belediyelere, araziye ait olanlar şehir merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarına ve belediyelere imza karşılığında veriliyor. Büyükşehir belediyesi olan şehirlerde ise takdir komisyonu kararları bir merkez komisyona verilmekte ve son karar da bu komisyon tarafından alınmakta.

Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları onbeş gün süreyle ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilir. Vergi mahkemeleri tarafından alınacak kararlar aleyhine 15 gün içinde Danıştaya başvuru yapılabilir. Kesinleşen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerleri, ilgili belediyelerde ve muhtarlıklarda uygun bir yere asılmak şartıyla tarh ve tahakkukun yapıldığı senenin başından Mayıs ayı sonuna kadar ilan edilir. Danıştay ve vergi mahkemelerinde dava açılması durumunda, davalının on beş günde vereceği tek savunma ile dosya tekemmül etmiş sayılır. Danıştay ve vergi mahkemeleri tarafından bu davalarda, dosyanın tekemmül ettiği tarihten itibaren en geç bir (!) ay içinde karar verilir.

Takdir komisyonları çeşitli kamu kurumu temsilcileri ile az sayıdaki özel sektör temsilcisinden meydana geliyor. Arsalar için değer takdir eden komisyonlar, belediye başkanı ya da tevkil edeceği memurun başkanlığı altında belediyenin yetkili bir memuru ile defterdarın, vergi dairesi başkanlığı yer alan yerlerde ise vergi dairesi başkanının görev vereceği iki memur, tapu sicil müdürü veya tevkil edeceği bir memur ve ticaret odasınca seçilmiş bir üye (ilgili olduğu arsalara ilişkin takdir komisyonlarına organize sanayi bölgesini temsilen bir üye) ile ilgili mahalle ve köyün muhtarından meydana gelir.

Görüldüğü üzere, emlak vergisinde takdir komisyonunca belirlenen değerler esas olmasına karşın, takdir edilen değerler mükelleflere tebliğ edilmemekte, mükelleflerin bu değerleri ancak ilgili muhtarlıklarca ilan edildiğinde öğrenmeleri sağlanmakta ve öğrenmiş oldukları kabul edilmekte. Dava açma süresinin ne zaman başlayacağının Kanun’da açıkça düzenlenmemesi mükellefler açısından belirsizlğe neden olmakla beraber mahkeme içtihatları ilan yapılması gereken 30 Haziran’dan itibaren dava açma süresinin başladığı ve dava açma süresinin genel süre olan 30 gün olduğu belirlenmiştir.

Danıştay içtihatları, ayrıca takdir komisyonu kararına zamanında dava açılmaması durumunda, emlak vergisinin tahakkuk ettirilmesinin ardından takdir komisyonu kararının iptali nedeniyle yapılan başvuruların söz konusu kararların kesinleştiği gerekçesiyle süre açısından kabul edilmemesini hukuka uygun görmekte. Bu durumda, ilan edilen takdir komisyonu değerlerine zamanında dava açılmazsa artık tahakkuk ettirilen emlak vergilerine karşı bu sebeple dava açılamayacağı söylenebilir.

2022-2026 yıllarında uygulanacak olan arsa ve arazi birim metrekare değerleri, takdir komisyonları tarafından belirlenip muhtarlıklarda 30 Haziran 2021’e kadar ilana çıkarıldı. Takdir edilen değerlerde pek çok bölgede oldukça fahiş denebilecek yükselişler kaydedildi. Öyle ki bazı bölgelerdeki artışlar 10 – 15 kat şeklinde oldu. Bu yükselişlerin mükellefleri ekonomik olarak zor duruma düşüreceği öngörülüyor. Benzer bir durum 2017’de de yaşanmış ve takdir edilen değerlere karşı çok sayıda dava açılmış, ortaya çıkan haksız durumu dikkate alan kanun koyucu da Emlak Vergisi Kanunu’na eklediği geçici 23. madde ile artış oranına yüzde 50 ile sınır getirmişti. Eğer benzer bir düzenleme olmazsa vatandaşlardan ciddi tepkiler gösterilebilir. Her dört senede bir aynı tartışmanın yaşanmaması için söz konusu geçici madde kalıcı hale getirilmeli.

Öte yandan böyle bir düzenleme yapılmaması olasılığına karşılık, mükellefler bir hak kaybına uğramamaları için takdir edilen arsa/arazi değerlerine karşı dava açabilir. Adli tatil sebebiyle dava açma süresi 7 Eylül 2021’e kadar uzatıldı. Davalar, ilgili belediye başkanlığı taraf gösterilerek takdir komisyonu kararının iptali talebiyle vergi mahkemesinde açılabilir. Her mahalle, sokak, apartmanda bir vatandaşın dava açması da yeterli olur. Dava açmayanlar da açılan davanın sonuçlarından yararlanabilecektir.

Takdir komisyonları tarafından belirlenen arsa ve arazi birim metrekare değerleri yalnızca emlak vergisi açısından değil, diğer bazı vergiler açısından da önemli. Veraset intikal vergisi ve yine yakın zamanda ihdas edilen değerli konut vergisi emlak vergisine esas olan vergi değeri üzerinden belirleniyor.

Ayrıca, net alanı 150 metrekareye kadar olan evlerde, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu kapsamındaki büyükşehirlerde lüks veya birinci sınıf inşaat şeklinde inşa edilenlerde, yapı ruhsatının alındığı tarihte konutun üzerine yapıldığı arsanın emlak vergisine esas arsa birim metrekare vergi değeri uygulanacak KDV oranını etkiliyor. Arsa birim metrekare vergi değeri; 1.000 Türk Lirası’nın altında olan konutların tesliminde KDV oranı yüzde 1, 1.000 Türk Lirası ile 2.000 Türk Lirası (2.000 TL dahil) arasında olan evlerin tesliminde yüzde 8, 2.000 Türk Lirası’ndan fazla olan konutların tesliminde ise yüzde 18 oranında KDV uygulanıyor. Bu sebeple, takdir komisyonlarınca belirlenen yeni değerler bazı konut teslimlerindeki KDV oranlarında, bu nedenle de ev fiyatlarında artışı getirecek. Enflasyonda hızlı bir yükselme meydana gelen bu süreçte ev fiyatlarında vergi sebepli bir yükseliş istenmese gerek.

Özetle takdir komisyonları tarafından takdir edilen arsa ve arazi birim metrekare değerlerindeki fahiş yükselişler yalnızca emlak vergisini değil, veraset ve intikal vergisi, değerli konut vergisi ve KDV’yi de etkiliyor.

Kaynak: Emlakkulisi.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here