Eş onayı olmadan satılan ev geri alınabilir mi?

0
68

Aile konutunun, hak sahibi eş tarafından devri ve konut üzerindeki hakların kısıtlandırılması diğer eşin açık rızasına bağlı oluyor. Bu rıza alınmadan evle ilgili yapılan tasarruf işlemi geçerliliğini yitiriyor. Bu geçersizliği, rızası gereken eş konutun bu vasfını devam ettirmesi şartıyla evlilik beraberliği boyunca ileri sürülebilir.

“Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.” hükmü gereğince aile konutu şerhi konulmuş olmasa da eşlerin beraber yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri kısıtlandırılmıştır. Sınırlandırma aile konutu şerhi konulduğu için değil, konutun aile konutu vasfı olduğu için getirilmiştir. Bu nedenle tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut, aile konutu özelliğine sahip olur. Anılan madde hükmü ile getirilen kısıtlandırma emredici nitelikte olup bu haktan önceden vazgeçemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kalkmaz.

Aile konutunun maliki olan eş, aile konutundaki yaşantıyı zorlayacak şekilde tek başına aile konutunu bir ayni hakla engelleyemez. Bu sınırlandırma sadece diğer eşin açık rızası alınarak yapılabilir. Açık rıza bakımından bir geçerlilik şekli öngörülmemiş olup söz konusu izin bir şekle tabi olmadan, sözlü olarak dahi verilebilir. Fakat maddenin ifadesinden de anlaşılacağı üzere, iznin “açık” olması gerekir ve açık rıza ancak “belirli olan” bir işlem için verilebilir.

Evlilik, sadece boşanma veya iptal kararıyla sonlanan ise Türk Medeni Kanunu’nun “Aile konutuna” sağladığı koruma da biter. Aile konutu ile ilgili malik olmayan eş lehine getirilen koruma malik eş sağ iken başlayıp malik eşin ölümünden sonrada sürer. Geçerli bir işlemin olmadığının kabul edildiği durumlarda malik olan eşin ölümünün bu işleme hukukilik kazandırması düşünülemez. Malik olmayan eşin bu davayı açmaktaki hukuki faydanın malik eşin ölümünden sonra da devam ettiği durumlarda malik eşin dava açılmadan önce veya dava açıldıktan sonra ölmesinin herhangi bir önemi bulunmuyor, önemli olan, tasarruf işlemi esnasında evlilik beraberliğinin varlığı ve malik olmayan eşin tasarruf işlemine açık onayının olup olmadığı oluyor.

Kaynak: Emlakkulisi.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here