Türkiye – Letonya maçının kırılma anı! Herkes bunu konuşuyor, 97 yıllık hasret…

0
14

A Milli Takımımız, 2022 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri G Grubu üçüncü maçında Letonya ile 3-3 berabere kaldı. Milliler 2-0 ve 3-1 avantaj sağlasa da mücadelede puanlar paylaşıldı. Böylece Letonya’ya 97 yıllık galibiyet hasretimiz dinmedi. Hürriyet Gazetesi spor yazarları, Türkiye 3-3 Letonya maçını mercek altına aldı.

2022 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri G Grubu üçüncü hafta maçında Letonya ile karşı karşıya gelen Türkiye, Olimpiyat Stadı’nda oynanan mücadelede 3-1 öne geçmesine rağmen skor üstünlüğünü koruyamadı ve sahadan 3-3 beraberlikle ayrılarak tarihi bir fırsatı tepti.

Milli Takımımızın gollerini 2. dakikada Kenan Karaman, 33. dakikada Hakan Çalhanoğlu ve 52. dakikada penaltıdan Burak Yılmaz atarken Letonya’nın sayılarını 35. dakikada Robert Savalnieks, 57. dakikada Roberts Uldrisis ve 79. dakikada Davis Okaunieks kaydetti.

Alınan bu sonucun ardından puanını 7’ye yükselten Türkiye liderliğini sürdürürken, Letonya ise gruptaki ilk puanını almış oldu.

7 YILDIR YENEMİYORUZ

Şimdiye kadar Letonya ile ikisi özel maçta 6 kez karşılaştık. 4 kez berabere kaldık, 1 defa mağlup olduk. İlk maç olan 1924’de ise 3-1 galip geldik.

UĞUR MELEKE: 2020’LER GİBİ BAŞLADIK, 80’LER GİBİ BİTİRDİK

İlk iki maçımıza göre farklı bir sınav olacağını biliyorduk: Hollanda ve Norveç’e karşı topa ortalama yüzde 40 sahip olmuştuk. İki maçta da iki farkı erken bulmamızın yardımıyla pragmatik oynadık. Akılcıydık. Sakindik. Rakiplerin geriden gelmek için ortaya koydukları ekstra coşkuyu avantaja çevirerek farklı kazandık iki müsabakayı da. Ancak Letonya oyunu farklı olmak zorundaydı. Bu kez rakip topu bize bıraktı, onlar geçiş fırsatlarını kolladı. Dün ilk bir saatte geriden uzun vurmadık, genelde pasla çıkmaya çalıştık. Önde baskı yaptık, bu yüzden de geride daha fazla boşluk verdik. Üstüne üstlük Uldrikis gibi 1,98’lik bir santrforları olması da işi karmaşıklaştırdı. Bizim yarı sahanın ilk metrelerinde dahi frikik kazansalar tehlike yarattılar. Kornerleri şandel attılar, bolca sıkıntı yaşadık duran toplarda.

TELEPATiK iLETiŞiM

Hollanda-Norveç maçlarında daha önce çok alışık olmadığımız birçok şeye şahitlik etmiştik. Belki de yakın tarihimizde ilk kez rakipler panikle-kaos hücumlarıyla geriden gelmeye çalışırken, biz büyük futbol ülkeleri gibi olgun oyunla kazandık maçları. Dün bir yenilik daha eklemeyi denedik hikayemize: Yedi günde üçüncü resmi maçımızdı bu. İlk 11’imizde 8 oyuncu hiç değişmedi. Mecburiyetler dışında da üç maçta sadece bir değişiklik yaptık 11’lerimizde (Caner/Umut). Kadro istikrarı ulusal takımda çok alışık olduğumuz bir şey değil. Bu istikrar telepatik bir iletişim doğurdu, özellikle Hakan-Yusuf-Kenan’ın sürekli yer değiştirmeleri Letonya savunmasının dengesini bozdu.

GÜNEŞ HATA YAPTI: ENES – BURAK – CANER DEĞİŞİKLİĞİ KIRILMA ANI OLDU

Ancak yedi günde üçüncü müsabakayı oynayan oyuncularımızın yorgunluğu ikinci devrenin ortalarında belirgin hale gelince değişiklikler kaçınılmaz oldu. O noktada Şenol Güneş’in bu elemelerde ilk kez hata yaptığını düşünüyorum: Kenan-Yusuf-Hakan’ın üçünü birden çıkarıp Enes-Burak-Caner’e döndükten sonra önde top tutamadık. Değişiklik gerekiyordu ama bu denli tutucu olmamalıydı hamleler. 2020’ler gibi başladığımız maçı 80’lerdeki kaygılı halimizle bitirdik ne yazık ki. Elimizdeki 3 puanı yanlış değişikliklerle heba ettik maalesef.

BANU YELKOVAN: BİR KIŞ GECESİ RÜYASI

Bu maç farklı olacak” demişti Şenol Güneş önceki gün. Göreve geldiğinden bu yana çıktığı 12 iç saha maçının sadece birini kaybetmiş ve milli takım oynadığı ilk iki maçında herkesi büyülemişken, tecrübeli teknik adam karşılaşmaya birkaç dakika kala beklentilere rot balans ayarı yapmaya çalışıyordu.

Maç başladı. Hakan Çalhanoğlu’nun pasıyla ceza sahasının sağında topla buluşan Kenan Karaman vurdu ve gol. Milliler hocalarını haksız çıkarmak ister gibiydi. Kenan’ın golü, Mart 2014’te Mevlüt Erdinç’in İsveç’e attığı golden bu yana atılan en erken gol olarak tarihe geçti.

İlk dakikalar hem oyun hem skor anlamında üstünlüğümüz altında geçilmiş olsa da rakibin daha az boşluk verdiği ve bu maçın kolay geçmeyeceği ortadaydı.

SESSiZ SEDASIZ GOL ATTILAR

Yine de bastırıyordu milli takım ve 33. dakikada kullanılan kornerde savunmadan seken topa gelişine vuran Hakan Çalhanoğlu’yla farkı ikiye çıkardı. Golden sadece 2 dakika sonra Letonya, Savalnieks’in vuruşunda sessiz sedasız golü buldu ve ilk yarı bu skorla tamamlandı: 2-1.

İkinci yarı, oyun olarak da skor olarak da ortada başladı. Farkı, yine ikiye çıkaran golü erken bulduk: Mert Müldür’e yapılan penaltıyı Burak Yılmaz attı, elemelerdeki gol sayısını 4’e, milli formayla attığı gol sayısını 28’e çıkarmış oldu.

ARTIK LiGE DÖNECEĞiZ!

Goller gelse de Letonya’nın arzusu hissediliyordu. Milli takıma hep ters gelen Letonya, istatistiği arkasına aldı ve dakika 58’de kullandıkları serbest vuruşta, Uldriss farkı tekrar bire düşürdü. Sanki ilk iki maçında puan alamayan rakip, eylül ayındaki ikinci tur maçlara bir nebze moralli girebilmek için bir puanın peşindeydi. Aradıkları golü ve puanı 79. dakikada ofsaytımsı bir pozisyonda Ikaunieks’le buldular: 3-3.

İyi başladığımız ve hep önde götürdüğümüz maçta, galibiyet golünü son dakikalara kadar aradıysak da bulamadık. Milli takım bize kış ortasında özlediğimiz türden bir futbol ve heyecan yaşattı, artık lige ve kalan 10 haftaya hazırız. Sanırım.

kaynak:hürriyet

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here